H A Y A T
Babanın dedesi,
Belki de onun dedesi…
Hatırasını taşıyorsun
Sülalenin soyadında.
Süleymanoğlu, kasapoğlu,
Belki de silahlarağa …
Dedenin resmi ya var, ya yoktur
Evinizde.
Siyah, beyaz, yırtık, silik,
Fark edilir, fark edilmez gözü, kaşı
Ya Yemen’de ya çanakkale’de
Ya da Sakarya’da çekilmiştir.
Asker arkadaşlarıyla muhakkak.
Babanınki vesikalıktır.
Kaşı gözü yerli yerinde.
Hala gençtir resimde
Senin bugünkü halin gibi.
Sonra senin düğününde,
Oğlunun sünnetinde,
Arafat’ta devenin sırtında poz vermiştir rahmetli…
Amcanın cenazesinde
Gah ayakta gah oturarak.
Ama hep bastonlu son resimlerde.
Sakallıyla sakalsızı…
Ayırt etmiyordun sağlığında.
Nasıl da gençmiş baban
Albümün ilk yapraklarında.
Ortalarında olgun,
Sonralarında ihtiyarlığını, görmezlikten gelmişsin…
Albümdeki babanın.
Kemale ererken yaşı
Videolara kaydedilmiş tesadüfen.
Sonra bilerek pozlar verilmiş;
çocuklarla, neneyle, torunlarla.
Aaa diyorsun seyrederken.
Ne kadar gençmiş babam
Ben çocukken!
Senin çocuğun çocukken
Babanın yaşını görüyorsun;
Kendi haline bakmadan.
Sonra sen babanın yerini alacaksın
Albümlerde.
Elde kalacak olan
Mezarın, resimlerin ve kasetlerin.
Hatıran taze duracak bir müddet.
Sonra
Ağır ağır puslanacak zaman.
Solacak resimler
Kaybolacak görüntüler.
Bir zamanlar dedenin dedesi vardı
Bir zaman da deden.
Sonra bir zaman baban
Şimdi de sen.
El sallıyorsun gideceğin yere…
El sallıyorsun arkandan geleceklere.
06. 07. 2013
